Posted in the Turkey Forum
Comments
|
Ankara, Turkey |
Eser Özaltindere'nin yazdigi harika bir yazi ile karsilastim.Zannedersem bu Eser bir zamanlar Milli futbol takimimizin kaleciligini yapmis Eser.Hakkinda bilgi almak için:
http://www.milliyet.com.tr/ekler/gazete_pazar... Yazi söyle: |
|
Ankara, Turkey |
Judged: 1 1 1 Sömürgeciler, on yillardir yaptiklari hazirliklarini muhteşem bir finalle taçlandirmak istiyorlar. Akillarinca, o muhtesem finalin pastasi da "Büyük Kürdistan" olacak!.. Bu asamaya gelirken çok yönlü ve sistematik bir sekilde çalistilar. Hiçbir konuyu sansa birakmak istemediler. Lozan'i hiçbir zaman hazmedememisler ve içlerine sindirememislerdi. Intikam almaya yemin etmislerdi. Yedi düvele meydan okuyan Mustafa Kemal ve ulusuna ders vermeye ahdetmislerdi. Bu büyük ulusa, "tek disi kalmis canavar" olan Bati uygarliginin sahiplerine baskaldirinin ne demek oldugunu göstereceklerdi. Bunu yaparken de, dünya halklarinin sömürüsüüzerine kurduklari Bati uygarliginin nimet ve araçlarindan hareket edeceklerdi. Bir taraftan, sinsilik sanati anlaminda istismar ettikleri diplomasiden yararlanirlarken, diger taraftan ise Makyavelist çirkinlikler olarak uyguladiklari siyaseti kiyasiya kullanacaklar ve mazlum milletlerin kani ugruna elde ettikleri ekonomik zenginliklerini o uluslarin prangalari haline getireceklerdi. Is bu kadarla da kalmayacak, insan bilimlerinin tüm imkanlarini, kendilerini her alanda yenilgiye ugratan tek ulus olan Atatürk Cumhuriyeti'nin parçalanmasi için seferber edeceklerdi. Nitekim bu dogrultuda ölesiye hazirlandilar ve planlarini bugünlere kadar basariyla tasidilar. Ama bir konuda yanildilar. Türkiye Cumhuriyeti'nin köklü bir Asya geçmisiyle birlikte imparatorluk mirasi üzerinde yükselmis, birikimli ve donanimli çagdas bir Atatürk Cumhuriyeti oldugunu unuttular. Ama ögrenmeleri fazla uzun sürmeyecek! Dedik ya, final periyodunu yasiyoruz. Dogal olarak sömürgeciler de her alanda topyekun saldiriya geçtiler. O yüzden, sadece siyasi degil, kültürel alanlarda da bunlarin oyunlarini bozmak gerekiyor. Bunu yaparken de bilgiden güç alinmalidir. Onlar bilgiyle öyle kistirilmalidir ki, kaçacak yerleri kalmasin.Çünkü hem gerekli hakliliga, hem de zengin bilgisel imkanlara sahip olunmasi söz konusudur. Yeter ki bu ise kafa koyulsun... Son dönem, küreselci sömürgecilerin ve onlarin Türkiye içerisindeki besinci kollarinin angaje olduklari bir konu var. Yeni Anayasa ile birlikte Kürt kimliginin, kültürel haklarin, ifade ve örgütlenme adi altindaki bölücülügün ve Kürtçe egitimin anayasal güvence altina alinmasi. |
|
Ankara, Turkey |
Judged: 1 1 1 Bütün bu taleplerinin altinda kesinlikle birçok çapanoglu yatiyor. Ama bana göre daha çok Kürtçe egitim taleplerinin üzerinde yogunlasilmasi gerekiyor.Çünkü sömürgeciler ve Kürtçüler bu konu üzerinde çok duruyorlar. Kürtçeyi bir milletin olusabilmesi için en temel unsur olarak görüyorlar. Ancak diger taraftan bu konuda çok büyük rahatsizliklari ve açmazlari da var. Diyalekt farkliliklarindan ve Kürtçenin toplama bir dil olduguna dair saygin yabanci bilim adamlarinin da isin içerisinde bulundugu çok sayidaki bilimsel elestirilerden olaganüstü derecede huzursuzlar. Ayrica, AB süreciyle birlikte açilan Kürtçe kurslarinin ne kadar büyük bir fiyasko ile sonuçlandiginin sokunu da ayni dönemde yasadilar. Simdi tek dertleri var: Kürtçeyi Türkiye Cumhuriyeti Anayasasi ve devlet olanaklariyla yapay bir resmi dil haline getirebilmek. "Yapay resmi bir dil" diyorum çünkü Kürtçe yasayan canli bir dil degil. Bunu sömürgeciler de, Kürtçüler de çok iyi biliyorlar. Ama diger taraftan kukla bir millet diline ihtiyaçlari duyuyorlar. Iste o yüzden, Avrupa'daki Kürdoloji enstitülerinde yapay ve uyduruk bir Kürt dili olusturmaya çalistilar. Ve bugün, bu uyduruk dili Türkiye'nin Anayasa ve devlet olanaklariyla Kürt kökenli topluma empoze ederek zorlama bir Kürt milleti yaratma sevdasi içerisindeler. Bu yazida da, iki önemli isim ve çalismalarindan bahsederek Kürtçenin evrensel bir dil olup olamayacagini ve yapisal açmazlarini vurgulamaya çalisacagiz. |
|
Ankara, Turkey |
Devami için:
http://www.ileri2000.org/35/ozaltindere35.htm |
|
Mersin, Turkey |
Önce Dr. Sükrü Mehmet Sekban...
Kendisi 1881 Ergani dogumlu ve Kürt kökenli bir kisi. Ilk tahsilini Ergani Maden'de ve Hozat'ta (Kizilkilise), orta tahsilini Diyarbakir'da ve lise tahsilini de Istanbul Çengelköy ve Askeri Tıbbiye okulunda yapiyor. Daha sonraki yillarda Kürtçüçevrelerle temas kuran Dr. Sekban, 1908 yilinda Ikinci Mesrutiyet'ten sonra kurulan Kürt Terakki ve Teavün Cemiyeti kuruculari arasinda bulunuyor; Kürtlük davasinin bir numarali savunucularindan biri oluyor. 1919 yilinda görevinden istifa ederek Bagdat'a gidiyor ve daha sonra tekrar Türkiye'ye dönerek serbest doktorluga basliyor. Lozan Antlasmasi'nin imzalanmasindan sonra tekrar Bagdat'a gidiyor. 18 Aralik 1923 tarihinde Beyrut'ta nesredilen bir mektubu ile de Kürtlere muhtariyet verilmesini ve Kürtçenin resmi lisan olmasini savunuyor. Hoybun komitesinin Bagdat subesi reisligini de yapan Sükrü M. Sekban, Kürtler hakkinda Cemiyeti Akvam'a bir de mektup gönderiyor. |
|
Mersin, Turkey |
Su ana kadar sergilenen profil bütünüyle bir Kürt milliyetçisini anlatiyor.
Hatta o kadar ki, Sükrü Sekban'in Türkiye'den ayrilislari hep Mustafa Kemal'in Türkiye Cumhuriyeti'ni pekistirdigi özel günlere denk düsüyor.Örnegin 1919 yilindaki istifa ile birlikte Bagdat'a gidis ve Türkiye'ye geldikten sonra Lozan Antlamasi'ni müteakiben tekrar Bagdat'a dönüs. Ayrica tam Aralik 1923'te, yani Türkiye Cumhuriyeti'nin kurulus tarihinden bir-iki ay sonra bir mektupla Kürtlere muhtariyet ve Kürtçenin resmi lisan olmasinin savunulmasi girisimi... Sekban'in, Ankara Hükümeti'ne karsit ve onlardan kaçan bir kisilik oldugu anlasiliyor. Peki daha sonra neler oluyor? |
|
Netherlands |
Judged: 3 3 3 |
|
Winterthur, Switzerland |
Judged: 2 2 1 psikopat tarihcileriniz masa ustunde tarih yazip cizip size yutturuyor :)) kürdce dil olmasa bu kan akarmi?? kurdce dil degilse ingilizce de dil degil aminakoyim hicbir dil dil degil!!! |
|
Malatya, Turkey |
Bravo benim ispatlarimdi.Kürtçe,ingilizce ve Yunanca zionistlerin yarattigi Türkçe temelli dillerdir. |
|
Malatya, Turkey |
Judged: 1 1 Yahudi hayvani,ben Kürtçeye havlama deyip hakaret etmem!Bizim vatandaslarimizin kullandigi bir dildir.Aponun birini sikme olasiligi ancak imralida gerçeklesebilecegine göre senin gibi zionist piçin düzülmesi olasiligi benden milyon kat fazla. |
|
Malatya, Turkey |
Bütün bu dis deneyimlerden sonra -ki bunun içerisine Kürtçe egitim izleniminin yakindan izlendigi Bagdat yasami da dahildir- ortaya muhtesem bir Mustafa Kemal ve Türkiye Cumhuriyeti hayranligi çikiyor.
"Gazi'nin Önünde Tazimle Egiliyorum." Ve bu baglamda Sükrü Mehmet Sekban sunlari söylüyor: "Bu iki halkin (Türk ve Kürtlerden bahsediyor) iktisadi tenasüd, irk ve din birligi, müsterek kültür gibi çeşitli siyasi ve milli birlik faktörleri disinda çok kuvvetli, kudretli bir faktörleri daha vardir. Bu, Gazi'nin yüksek sahsiyetidir. Gerçekten, devlet idaresinin en yüksek kademesinde Gazi Mustafa Kemal gibi bir lidere sahip olmak, bir millet için bir saadet, bir hazinedir. O'nun Türkiye'de gerçeklestirdigi reformun nimetlerinin vüstani hiç kimse inkar edemez. Bu O'nun hiç solmayacak ve zamanla da muhtesem vüsatinden hiç kaybetmeyecek bir sereftir. Her sadik insanin yapacagi gibi, derin bir saygi ve hayranlik hissi içinde, O'nun büyük eserleri ve gelecek nesillere vaadettigi ümitlerin genisligi önünde tazimle egiliyorum." Sükrü Sekban gibi Kürt entelektüelleri, tarihsel ve toplumbilimsel gerçeklerin ayirdinda olabilecek aydinliga sahip kisilerdi. Atatürk dönemi; halkin, bu tür derinlige ve hosgörüye sahip entelektüel seçkinler tarafindan yönlendirdigi bir devirdi. |
|
Malatya, Turkey |
O dönem aydinlarinin hepsi, toplumsal duyarliligi ve inceligi özümsemis,çok yönlü okumuslardi. Ve bu pozitif yönlerinden dolayi yanlislarindan dönebilme becerisini de gösterebiliyorlardi. Ama bu yanlislardan dönebilme özelligi de spontane bir sekilde toplumun birlikteligini saglama adina saygin bir sagduyuya yönelikti.
Simdi soruyorum: Gazi ile ilgili olarak bu derinlikli itirafi dis güçlerin piyonu Leyla Zana denen fanatik kadin yapabilir mi? Bu inceligi gösterebilir mi? Buna olanak var mi? O militan, kavgaci ve siddet provokatörü adanmistan, Şükrü Sekban gibi duyarli bir entelektüelin sagduyusu beklenebilir mi? Leyla Zana'nin anladigi tek bir dil vardir, o da siddet goygoyculugudur.Çünkü sömürgecilerin ona biçtigi misyon, yillardir devam eden siddete siddet katmaktir. |
|
Judged: 1 1 1 |
|
|
Judged: 2 2 2 |
|
|
Winterthur, Switzerland |
nasil bi misyon bicmicler leyna zana ya''leyna zana nin herseyi acik itiraf edecek birseyi yok kurd halkinin kizi leyla zana...dis güclerin aminakoyum devlet itiraf etmeli devlet dis güclerin piyonu kan taciri sende leyla zana ya takmissin dis güclere karsi aktif mucadele eden insana haha |
|
Samsun, Turkey |
Bu benim degil Eski milli kalecimiz Eser Özaltindere'nin görüsleri. |
|
Samsun, Turkey |
Gelelim Sükrü Sekban'in Fransizca yazdigi "Kürt Sorunu" adli metindeki bizi ilgilendiren görüslere.
Sayfa 22-23; "...Ben de,önceki sahifelerde zikrettigim mektubumda özetledigim isteklerimiz arasinda, bilhassa ögretimde Kürt dilinin taninmasi üzerinde durmustum. Bu, son senelere kadar hepimiz için bir idealdi... Bazilari, Kürtlerin medeniyet seviyelerinin, egitim ve ögretimde onlarin dili kullanilmadan yükseltilemeyecegine inanıyorlardi. Bazilari ise, Kürtler dillerini kullanmazlarsa kolayca eriyip gideceklerdir düsüncesinde idi. Bir de, dilin bir milleti teskil etmeye yetecegini sananlar vardi..." Dikkat edilirse, zamanimizin aymaz Kürtçülerinin hepsinin kaygi, ideal ve özlemleri de bu noktalar üzerinde sekillenmis durumdadir. Yani bir anlamda tarih tekerrür etmektedir. Ama o zamanlar var olan gerçek Kürt aydinlarinin ayaklari yere basmaktaydi. Onun bunun oyuncagi olmayacak kadar erdemli, objektif ve vicdani sorumluluga sahip kisilerdi. Yanlislari görebiliyor ve onlardan dönebiliyorlardi. Yani bugünün robot haline getirilmis Kürtçüleri gibi degillerdi. Yasadilar ve çikmazi gördüler. Bu deneyimlerden sonra da dogru olani kavradilar ve alkis tuttular.Çünkü bu derece saygin entelektüellerdi. |
|
Samsun, Turkey |
"Kürtçe Ögretim ve Egitimden Elde Edilen Sonuç Bir Hiç Oldu"
Neden mi öyleydiler, iste kaniti! Sayfa 24; "...Mütarekeden beri Irak Süleymaniye'de; sekiz seneden beri de bu ülkedeki Kürtçe konusan sancaklarda tedrisat dili Kürtçedir. Bu ögretim ve egitimden elde edilen ise kati bir hiç mesabesindedir (derecesindedir)... Okul ögretmenlerinin mükemmel, okul kitaplarinin kusursuz,ögretim kadrosunun takdire sevki ile desteklenen hükümet hüsnüniyetinin de tam oldugunu farz edelim. Iyi ama, bu okullardan mezun olanlar, okul tedrisi bitince ne okuyacaklar? Hiç! Bugüne kadar okul kitaplarinin disinda ancak on iki kadar brosür ve kitap nesredilmistir. Itiraf edelim ki, bu kitap ve brosürler ise asla ameli (ise yarar, pratik) bir deger ifade etmemektedir. Ilkokullardan mezun olan bu zavallilara, daha sonralari da okunacak eserler temin etme ümidi yoktur. Bu hale göre, kültürde de ilerleme yok demektir." |
|
Samsun, Turkey |
Sükrü Sekban sunu itiraf ediyor: Mütarekeden itibaren Süleymaniye'de, sekiz yildan beri de Kürtçe konusan sancaklarda ögretim dili olarak Kürtçe kullanilmis. Tipki bugün Kürtçülerin Türkiye'de yeni Anayasa'ya koydurtmak istedikleri Kürtçe egitim zorunlulugu gibi... Demek ki bu Kürtçe egitim efsanesi daha önce uygulanmis. Gelgelelim bu gerçegi kimse bilmiyor. Peki ne elde edilmis? "Hiç derecesinde" bir netice... Hem de tartisilmayacak bir "kesinlikle!" Yani Irak'taki Kürtçe egitim denemesi tam bir fiyasko ile sonuçlanmis.Çünkü Kürtçe, egitim dili olma konusunda gelecek için ümit vermiyor. Sükrü Sekban'in söz konusu ettigi süre boyunca (ki en kisasindan alirsak 8 yildan bahsediliyor), okul kitaplarinin disinda Kürtçe ile yazilmis ve kaynak olusturabilecek sadece on iki brosür ve kitap yayinlanabiliyor. Ve Sükrü Sekban tarafindan, bunlarin da "asla" vurgusuyla dile getirilen bir kesinlikle "ise yarar" bir deger ifade etmedigi itiraf ediliyor.Çünkü Kürtçe üretemiyor. Kürtçe, ilkokuldan mezun olan "zavallilara" "daha sonra okunacak eserler temin etme" "ümidi vermiyor." Hatta o kadar ki; "öğretmenler mükemmel, okul kitaplari kusursuz,ögretim kadrosu sevk dolu, hükümet hüsnüniyetinin fevkinde" olsa dahi yine sonuç degismiyor. Kürtçe vernaküler bir dil olmanin ötesine geçemiyor. Bir kültür dili olma derinligini ve gelismisligini elde edemiyor.Çünkü yapisi buna elvermiyor. Bir yerde takilip kaliyor. Bünyesi, kendisini aşmasına imkan tanımıyor. Bu yüzden de, Sükrü Sekban gibi çok görmüs, arastirmis, yasamis bir Kürt entelektüelinin de samimi bir sekilde teslim ettigi gibi, "kültürde ilerleme saglama konusunda yetersiz kaliniyor."
|
|
UK |
Judged: 1 Dunyadaki butun dil ve kulturlere saygili olalim ve oyuncak haline getirmiyelim. |
|
Tell me when this thread is updated: |
|
Please note by clicking on "Post Comment" you acknowledge that you have read the Terms of Service and the comment you are posting is in compliance with such terms. Be polite. Inappropriate posts may be removed by the moderator. Send us your feedback.
| Topic | Updated | Last By | Comments |
|---|---|---|---|
|
|
1 hr | phylosophy fa ggot | 129,893 |
|
|
2 hr | karate_fighter | 155 |
| Turk medyasinin yapamadigini Nasr TV yapti !! | 4 hr | Alparslan | 4 |
| Türk medyasının yapamadığ&#... | 4 hr | Alparslan | 1 |
| World's funniest TURK-JOKES! ... (Sep '11) | 5 hr | Kax | 143 |
|
|
6 hr | OguzTolga | 320 |
| why are the greeks so stupid? (Jun '09) | 8 hr | Lord Ellington | 107 |